İç mekan bitkileri havayı nasıl temizler

İç mekan bitkileri havayı nasıl temizler

Bitkilerin en büyük özellikleri sadece güzel görüntüler yaratmak veya ağzımızı şenlendiren meyveler üretmek  değildir.Bunları ve daha bir çok şeyi de sessizce ve böbürlenmeden yaparlar, onlar etrafımızda zararlı ne varsa yerler ve düzelltip bize geri verirken, en sağlıklı şekilde büyüp, teneffüs ettiğimiz havayı da temizleyip bize geri verirler.

Bilim, bahçevanların yüzyıllardır bildiği bir gerçeği artık ispat olarak önümüze sunmaktadır, bitkilerle uğraşmak stresi azaltır ve havayı kaliteliştirir. Yapılan araştımalarda kültive edilen iç mekan ve dış mekan bitkilerinin kullanımı, her yaşta sağlıklı bir zihin ve vücut için en mantıklı ve kolay yol olduğu görülmüştür. İncelemeler sonucunda, insan ile bitkiler arasında olan ilişkide , bitkilerin insanlar üzerinde ve insanların kullandığı alanlar üzerinde son derece olumlu etkileri var olduğu ortaya çıkmıştır. Günümüzde bahçe ile uğraşmak en popüler uğraşlardan biri haline gelmiş ve bunun uzantısı olarak iç mekan bitki üretimide son derece ilerlemiştir. 

Bitkiler kondukları odayı sadece güzelleştirmez, odaya sıcak bir hava katarak, orayı daha yaşanabilinir ve çalışabilinir bir ortam haline getirir. Belki bu yüzden bitkiler hayatımızın en önemli anlarımızda hep bizlerle beraberdir, düğünlerimizde, cenazelerde, hastalıklarımızda ve düğünlerimizde. İnsanlar bitkilere yakın olduğunda daha iyi hissederler.İç mekanlarda yapılan bitki uygulamaları iş verimini arttırıken, devamsızlığı da azaltır. Lüks oteller, restaurantlar ve diğer insan kullanım merkezleri bitkileri insanları çekmek amacı ile kullanır.

NASA NIN BIOEVİ

Bu yeni buluşta, araştırmada bazı kritik noktalar vardı. En kuvvetli eleştiri, labrotuar koşullarında yapılan bu deney sonuçlarının gerçek hayata uygulanamıyacağıydı.Bu  ve bunun gibi şüphelere cevap verebilmek için Nasa ,bıoevi denilen ufak bir ızole yapı yaptı

Bioev, son derece futuristic tasarımı ile beraber, maksimum hava ve enerji tutma kapasitesinde tasarlanmıştı. İç yapısında bir çok plastik ve sentetik malzeme kullanıldığından, çok miktarda uçucu kimyasalın ortamda olunması bekleniyordu. Bioeve giren denekler, hasta bina sendromunda rastlanan, göz ve boğaz yanması ve solunum problemlerini yaşıyordu. 

 

Bu çalışmaları tamamlayan son aşama ise, 1989 yılında Bioevde yaşayan bir deneğin evde kaldığı sürece hiç bir hastalık veya rahatsızlık yaşamamış olmasıydı. Bu enerji tasarruflu izole ortamda iç mekan bitkileri hasta bina sendromlarını ciddi seviyede azaltmıştı. Eskiden iç mekan bitkileri sadece güzellikleri ve psikolojik etkileri yüzünden kullanılırdı. Günümüzde bitkilerin kapalı mekanlardaki hava kalitesini düzelttiği bir bilimsel gerçek olarak kabul edilmektedir. 

Nasa ilerde dünya dışı yaşam formları yaratmak için geniş bütçeli ciddi çalışmalar yapmaktadır.

Yukarıda uzay kapsüllerinde bitki destekli yaşam formu çalışmalarından bir örnek görünmektedir.

 

BİTKİLER TOKSİK GAZLARI YOKETMESİ

 

1990 yılında, PCAC ve Wolverton Çevre Servisleri, Nasa’ nın ortaya çıkardığı araştırmaları genişletmeye karar verdi. 50 değişik ev bitkisi, kapalı mekanlardaki değişik toksik gazların temizleme kabiliyetlerini ortaya çıkarma amacı ile test edildi. Formaldehil ortam gazlarının en yoğun bulunanı ve en kuvvetli olanı olduğu için standart deney gazı olarak belirlendi. Formaldihiz gazı, insanlar tarafından son 15 yılda en çok araştırılması istenen maddeydi. Formaldihil gazı binalarda bir çok değişik kaynaklardan salgılanılır. Birçok kimyasalın içinde bulunduğu gibi, bir çok tüketim malzemesinde de vardır, çöp poşetleri, kağıt havlular, yüz peçeteleri,baskılarda, halılarda, yer kaplamalarda ve yapıştırıcılarda bulunmaktadır. Formaldihil gazı gazlı ocaklardan salgılanır ve tütün mamüllerinin dumanında bulunmaktadır. Aynı zamanda inşaat malzemelerinden olan poliahşap, betopanlar ve iç dekorasyonda kullanılan panellerin de yapısında bulunmaktadır

 

Formaldihile maruz kalındığında bir çok rahatsızlık ortaya çıkmaktadır ki bunlar teşhisi kolay konabilen göz, burun, boğaz yanmalardan daha tartışılabilinir rahatsızlıklar olan astım, kanser,kronik solunum rahatsızlıkları ve neropiskolojik problemelere kadar uzanabilir.

Tabloda 50 adet süs bitkisinin karşılaitırılmalı formahidil temizleme oranları gösterilmiştir. Diğer listelerde benzer tablolar diğer gazlar içinde verilmiştir. Değişik gazlarda değişik bitkiler farklılıklar göstermektedir. Ksilen ve toulune benzer kimyasal özelliklerinden ötürü aynı tabloda verilmiştir.

Bir çok iç mekan bitkisi, uçucu kimyasalları emme yeteneği konusunda test edilmiştir

 

KAPALI ALAN HAVA KALİTESİNİN DİĞER ÖZELLİKLERİ

 

Insan solumu sırasında salgılanan bioatıklar da kapalı alanlarda hava kalitesini düşürmektedir. Bir sınıfta en yoğun bulunan kimyasal uçucular aşağıdaki tabloda belirtilmiştir. Bu konuda açıklandığı gibi insan kaynaklı salınım gazları da bitkiler tarafından temizlenebilinir.

İnsan kaynaklı kirleticiler ve kimyasal uçucuların yanından bir çok başka madde de hava kalitesini düşürür. Havai mikroplar, küf sporları ve düşük bağıl nem oranları da atmosfer kalitesini düşüren faktörlerdir. Kış aylarında çokça görünen kurı hava özellikleri, burun ve boğazdaki ince membranları olumsuz yönde etkileyerek, havai kimyasallar, virüsler, küf sporlaru ve alerjenlerin daha zararlı olmasına neden olur. 

  Bitkiler aynı zamanda fitokimyasal salgıları sayesinde havada bulunan, küf sporlarının ve bakterileri etkinsizleştirir. Yapılan araştırmalarda, bitki bulunan kapalı odalarda, havai mikrop ve bakterilerinin % 50 – % 60 arasında daha az yoğunlukta olduğu tespit edilmiştir. Bitkiler bu fitokimyasalları aslında zararlıları kendilerinden uzak tutma amacı ile salgılamaktadır.

15 yıllık geniş ve kapsamalı bir labrotuar ve deneysel araştırmaların sonucunda, bitkilerin iç mekan kapalı hava alanlarının nasıl temizlediği konusunda bir ana bilgimiz oluşmuştur. Bir çok iç mekan bitkisi,genel olarak geniş ağaçların altında yaşayan türlerdir, milyonlarca yıl içinde evrim geçirmişlerdir. Bu bitkiler normal olarak en iyi gelişimlerini genel olarak loş, sıcak ve nemli ortamlarda sağlarlar. Doğa bu bitkilere kültür mikropları ile beraber yaşama ve kökleri sayesinde yapraklardan ve topraklardan aldığı değişik maddeleri parçalayarak besin maddesine çevirme kabiliyetini vermiştir. Bitkiler aynı zamanda yaprakları ile aldıkları gazı besin maddesine çevirebildiği gibi, bunları köklerine transfer ederek burada parçalanmalaını sağlarlar. Transpirasyon sayesinde hava kirleticilerini kökleri vasıta ise kök etrafı mikroplara gönderirler. Yüksek transpirasyon seviyeleri hava akımlarına neden olacaktır. Su hızla köklerden yapraklara çıkartılırken, hava da köklerin etrafındaki toprak bölgeye çekilir. Bu şekilde bitkiler kök etrafı mikroplara oksijen ve azot sağlarlar. Nitrogen gazı aynı şekilde kök mikropları sayesinde bitki besin maddesi olan nitrata çevrilir

 

KİŞİSEL NEFES ALMA ALANLARI

 

Bir birey için gerekli olan hava yaklaşık 0.17 – 0.23 metreküp arasındadır. Bu alanlar genel olarak insanların uzun saatler harcadığı, masaları, bilgisayarlar, televizyon karşısı gibi ortamlardır. İnsanların nefes alma alanlarına eklenen bitkiler ortamdaki nemi arttırır, biosalınımları, kimyasal toksinleri azaltır, havai mikropları ortadan kaldırır. Bu özelliklerin yanında tabii ki estetik güzellikleri de vardır. 

 

GENİŞ KAPSAMDA HAVA TEMİZLİĞİ

Her nekadar iç mekan bitkileri, insanların nefes olma ortamlarını temizlerse de, tüm bir binanın hava temizliği de istenilen bir özelliktir. Havalandırmanın arttırılması istenilmezken, çevresel olarak da tasarruflu ve mantıklı değildir. Bir çok malzemenin önceden havalandırılırak gaz salınımların azaltılması önerilirken, bir çok malzeme de salınım uzun süreli olabilir.

Eğer yaşanılan binalar bir ekosistem olarak alıgılanılırsa, havanın temizliğinde bitkiler kullanılabilinir. Her ne kadar bu tek başına bir çözüm değilse de en azından çözüm paketinin bir parçası olabilir. Bu amaca ulaşmak için mimarlar ve mühendisler bitkileri tasarımlarında düşünmek zorundadır. Bitkiler genel olarak sadece her şey bittikten sonra sadece belli boş alanları kaplaması amacı ile kullanılır veya daha sonra insanlar tarafından doğa ile bir bağlantı kurmak amacı ile eklenir

 

DİĞER ÖZELLİKLER

 

Bir çok iç mekan bitkisi bizlerin sevdiği sıcaklıklarda gelişim gösterir. Bazı türler ise özel ihtiyaçları vardır, mesela mevsim değişikliklerinde ısı ayarlanmaları yapılması veya dinlenme döneminde havanın daha serinleştirilmesi gibi. Bir çok bitki 18 – 24 C derece arasında gelişim gösterir. Sıcaklıklardaki ufak değişikliklerin bitkiler üzerinde zararı olmayacağı gibi, bitkiler geceleri oluşacak ufak bir sıcaklık düşmelerini olumlu olarak karşılayacaktır.

Bitkilerinizi pencere yakınlarına koymaktan kaçının. Pencere kenarları oda sıcaklığından daha sıcak veya daha soğuk olabilirler. Benzer biçimde bitkilerinizi şömine, kalorifer ve soğutma ve ısıtma ünitelerinin yakınına da koymayın. Hiç bir bitki etkin soğuk veya sıcaklık sevmez. 

 

NEM

Atmosferdeki nem hem insanlar için hem de bitkiler için sağlık bakımından faydalıdır. İnsanlar ve bitkiler için uygun nem oranı % 35 – % 65 arasındadır. Bağıl nem oranları atmosfer sıcaklığı ile yakın ilgilidir, sıcaklık arttıkça nem azalır.

Mekanik nemleyiciler ortama nem aktarılmasında kullanılabilinir. Ama bunların temizlik kontrollü ,hastalık yaratan mikroorganizmaların gelişmemesi için sık ve düzenli bir şekilde yapılmalıdır. Nem arttırmanın bir başka yolu da, bitkileri hidrokültür ve çakıl dolu saksılara koyup sulamaktır. Ama kapalı bir oda ortamından kalan statik su, zaman içinde küf ve üretir. Bu metod hava kalitesinin önemli olduğu ortamlarda önerilmez.

Muhtemelen bitkilere nem sağlamanın en kolay yolu yaprakları ıslatmaktır. Çok sıcak ve kurak ortamlarda bu işlemi gün içinde bir kereden fazla yapmak gerekebilir. Bu arada halı ve diğer eşyalar ıslatılmamalıdır. Bitkileri bir araya toplamak akılcı bir yoldur. Böylece bitkiler komşu bitkilerden transpirasyonla salınan nemi de alacaktır. Unutulmamalıdır ki bitkiler zaten doğal nem üreticileridir. Hava kurudukça, bitkilerden salınan nem miktarı da artacaktır.

Leave your thought

Login

Lost your password?